Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 18:14

Ankara'nın Fransa'ya Karşı Yaptırımları haberi - Realist Haber

ANASAYFAYA DÖN
24 Ocak 2012 Salı Saat 09:53
Ankara'nın Fransa'ya Karşı Yaptırımları
Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada "Bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz" denildi.

Dışişleri Bakanlığı, Fransa Senatosunun Ermeni yasa teklifini kabul etmesiyle ilgili olarak, her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararın şiddetle kınandığını ve Türkiye'nin bu karara tepkisini her türlü platformda dile getireceğini ilan ederek, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygungördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz" ifadesini kullandı.

Dışişleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, iktidardaki Halk Hareketi için Birlik (UMP) milletvekilleri tarafından Ulusal Meclise sunulan ve amacı 1915 olaylarına ilişkin Ermeni iddialarının sorgulanmasının Fransa'da cezai yaptırıma tabi tutulması olan yasa teklifinin 23 Ocak'ta Senato genel kurulunda oylanarak kabul edildiği hatırlatılarak, "Her yönüyle sorunlu ve bir sorumsuzluk örneği olan bu kararı şiddetle kınıyoruz ve bu karara tepkimizi her türlü platformda dile getireceğimizi ilan ediyoruz" denildi.

Benzer nitelikteki bir karar tasarısının, Senato Kanunlar Komisyonu'nun anayasaya aykırı olduğuna dair görüşü doğrultusunda, 4 Mayıs 2011'de Senato Genel Kurulu'nda 196'ya karşı 74 oyla reddedildiği hatırlatılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Bu kez de Kanunlar Komisyonu anayasaya aykırılık görüşü vermiş, ancak Senato buna rağmen söz konusu tasarıyı kabul etmiştir. Geçen sürede konunun özüne yönelik bir değişiklik olmadığına göre, bu gelişme, böyle hassas bir konunun Fransa'da iç siyaset hesaplarına nasıl alet edilebildiğinin açık bir göstergesini teşkil etmektedir. Bu, Fransız siyaseti adına son derece talihsiz bir adımdır. Tarihin ve adalet anlayışının, başka halkların geçmişleri üzerinden siyasileştirilmesi, ifade özgürlüğünün bu kadar özensizce zedelenmesi öncelikle Fransabakımından bir kayıptır.

Tarihi olayların yorumunu, tek taraflı görüşlerden hareketle başka halkları yargılama, uluslararası hukuk ilkelerini de gözardı ederek soykırım gibi ciddi bir suç iddiası üzerinde hüküm beyan etme hakkını kendilerinde gören Fransız siyasetçilerin tavırlarının belirleyemeyeceği açıktır. Esasen hiçbir ülke parlamentosunun da ne böyle bir hakkı ne de yetkisi vardır. Alınan karar bunun da ötesine geçerek, ifade özgürlüğü ve bilimsel araştırma özgürlüğüne darbe vurmaktadır. Evrensel değerlerin gelişmesinde rolü bulunan ve hukuk devleti olmakla övünen bir ülkede dahi dar siyasihesapların bu tür sonuçlar verebilmesi, bu değerlerin dünya genelinde yayılması için olumlu örneklere ihtiyacımız olduğu bir dönemde düşündürücüdür.

Tarafımızdan yapılan tüm girişimlere ve uyarılara, önde gelen Fransız kurum ve hukukçularının görüşlerine rağmen Türkiye ile Fransa arasındaki tarihi ve çok boyutlu ilişkilerin iç siyasi takvim gözetilerek kurban edilmesi ayrı bir talihsizliktir. Bunun sorumluluğunun kime ait olduğu açıktır."

Türkiye'nin bu konuda gereğinden fazla tepki verdiğini veya bu tepkilerin sözde kalacağını düşünen çevrelerin, konunun özünü kavrayamadıkları gibi Türkiye'yi ve Türk halkını da anlayamadıkları vurgulanan açıklamada, "Kanunun kesinleşmesi sürecinin tamamlanması durumunda, daha önceden üzerinde düşündüğümüz önlemleri uygun gördüğümüz şekilde süratle devreye sokmaktan çekinmeyeceğimizin hatırlatılmasında fayda görüyoruz. Aynı şekilde, haksız suçlamalar karşısında, meşru temelde kendimizi savunma hakkımızı güçlü şekilde kullanmaya devam edeceğimiz de bilinmelidir. Hükümetimizin bu konudaki ilkeli tutumundan hiç kimse şüphe duymamalıdır" denildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Öte yandan bu süreçte, Fransız siyaseti içinde yapılan hatayı teslim eden, hatadan dönülmesi çağrıları yapan, Türkiye ile ilişkilerin bu kadar özensizce tahrip edilmesine karşı çıkan kesimlerin aklı selimin galip gelmesi yönündeki taleplerini paylaşıyoruz.

Mevcut sürecin, Fransa'nın siyasi, hukuki ve ahlaki hatalar hanesine yazılmayacak şekilde sonuçlanması için bütün yolların denenmesi gerektiği açıktır.

Türkiye, temel insani değerleri ve kamuoyu vicdanını hiçe sayan bu haksız tasarrufa karşı gereken her türlü adımı atmak konusunda kararlıdır."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan tasarının Genel Kurulda kabulünün ardından üç etaptan oluşan yaptırımların 8 maddelik ilk adımını kamuoyuna açıklamıştı.

Siyasi, ekonomik ve askeri ilişkiler askıya alınmıştı. Ankara şimdi ikinci ve üçüncü etap tedbirlerini de hayata geçirmeye başlayacak. İkinci aşamada resmi olmasa bile Fransız şirketlerine boykot uygulanacak.

Fransız resmi ve özel sektörünün Türkiye'deki ihalelere katılmasının kapısı kapatılacak. Diplomatik ilişkiler askıya alınacak. Türkiye Paris Büyükelçisi Tahsin Burcuoğlu, süresiz şekilde Ankara'ya çağırılacak. Karşılığında Fransa'nın Ankara Büyükelçisi Bili'nin de ülkesine gönderilmesi gündeme gelebilecek. İki ülke arasındaki ilişkilerin seviyesi düşürülecek. Fransa ile istihbarat paylaşımına son verilecek.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu , AK Parti Genel Merkezinden ayrılırken, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

''Yaptırım planı hazır mı?'' sorusuna Davutoğlu, ''Şu an bir açıklama yapmayacağız'' karşılığını verdi.

YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Mehmet Ali Erbil - Kaya Artemis - İbrahim Tatlıses - Emine Ün - Acun Ilıcalı - Yasemin Ergene - Sudi Özkan Belarus - Atilla Atasoy - Sinem Kobal - Ayda Field -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER