Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 20:15

Birand'a göre Hürriyet'in sahibi kim? haberi - Realist Haber

ANASAYFAYA DÖN
13 Eylül 2011 Salı Saat 13:04
Birand'a göre Hürriyet'in sahibi kim?
Kapalı kapılar ardında konuşulanı Mehmet Ali Birand dile döktü...

Mehmet Ali Birand, Gülen cemaatinin yayın organı olan Samanyolu’nun radyo kanalı Burç FM’e konuştu. Bugün yınlanacak söyleşide Birand, sıradışı sözler sarfetti.
Ünlü anchorman, Yeşil’in komisyoncu kılığında evinde keşif yaptığını, 28 Şubat döneminde öldürülmek istendiğini, Eymür ve Ağar’ın kendisine gizli bir oluşumdan bahsettiklerini, Hürriyet’in derin devletin güdümünde bir gazete olduğunu söyledi.

İşte oldukça ses getirecek röportajın Hürriyet’le ilgili çarpıcı bölümleri:

Asker sizden ne istiyor? Aslında geçmişte çok da onları yıpratıp, zorda bırakacak işler yapmadınız...

Şu nedenlerden dolayı. Birincisi, Fethullan Gülen’i destekledin. İkincisi, Kürt konusunda benim politikamı izlemedin. Mehmet Ali Birand’ın suçu buydu. Benim askerle yolum Emret Komutanım kitabı ile ayrılmaya başladı. Onun ardından Fethullah Gülen okulları yazıları geldi. Onun arkasından Kürt sorunu geldi. Milliyetle yazdığım, medyada ilk yazıdır, ‘Bu meselenin adını koyalım, be sorun Kürt sorunudur. Bu sorun silahla çözülmez’ yazısını yazdım ben. Ona çıldırdılar işte. Yani çok gereksizdi. Ben hala bugün TSK’nın son derece önemli bir kurum olduğuna inanıyorum. Modernize edilmesi gerektiğine, eğitiminin değişmesi gerektiğine inanıyorum.

Ama askeri delirten yazılar yazan, hani kanırta kanırta yazan yazarlar vardı. Onlar andıçlanmadı, sen andıçlandın.

Ben Brüksel’de çok kaldığımdan dolayı, dışarıdaki yazarlar beni fazla alıntılardı. Beni çok ciddiye alıyorlardı. Ben bir şey dedim mi, ‘Birand şunu dedi, bunu dedi’ diye çok fazla ses getiriyordu. Asker en çok buna bozuluyordu. Diğerleri o kadar ciddiye alınmıyordu. ‘Yahu sen eğer bize karşı çıkarsan, diğerleri çok daha fazla karşı çıkarlar’ diye çok bozuluyorlardı.

O dönem Posta’ya geçtiniz. Hala da Posta’dasınız.

Valla ben Posta’dan memnunum.

Ama hâlâ 28 Şubat’ın izi gibi görülüyor...

Posta mı? Valla bilmiyorum. Şu an 28 Şubat Belgeseli hazırlıyorum ve çok daha iyi anlıyorum içeriğini. 28 Şubat hakikaten yüz karası. Türkiye’nin iki büyük yüz karasından biri. Yaşananlara bakıldığı zaman birincisi 27 Mayıs darbesi dönemi, Menderes’e yapılan falan... İkincisi 28 Şubat dönemi... Ben Posta’ya öyle bakmıyorum.

Ama sonuçta Birinci Lig gazetesi değil...

Kimse bana şunu yazamazsın, bunu yazarsın demiyor. Rıfat Ababay falan bu konuda hiç bir şey söylemiyor. Askeri yazma diyen yok. Askeri övmek zordundasın diyen yok...

Ama işte Hürriyet’in internet sitesinde varsınız ama ana gazetesinde yoksunuz...

Yok, Hürriyet ayrı... Hürriyet Devlet’in gazetesi.

Devlet’in gazetesi mi?

Devlet’in gazetesi! Daima devletin gazetesidir Hürriyet.

Yani belki tashih edersiniz diye sordum Devlet’in gazetesi mi diye?

Devletin gazetesi derken Devlet’in satın aldığı gazete anlamında söylemiyorum. Ama Devlettir. Devlet için herşeyi yapar... Devlet adına çalışan gazetedir Hürriyet. Ne olursa olsun her zaman devlet adına çalışır.

Devlet mi yönetir?

Her şeyden önce Devlet’e destek olur Hürriyet. Önce Devlet der.

Devlet dönüşürse...

E, dönüştü zaten!

Yine mi Devlet der?

Hürriyet ne olursa olsun yine Devlet der...Ve şimdi de zaten Hürriyet yine Devlet diyor...

O zaman Hürriyet de dönüşür...

Hürriyet dönüştü zaten...

Dönüştü derken eski emir komuta zinciri, Askerle olan ilişki devam etmiyor anlamında mı...

Hayır etmiyor. Şu anda etmiyor.. İleride eder mi? Vallahi burası Türkiye hiç belli olmaz!

Pek de güveniyorum diyorsunuz...

Şu anda asker sivil ilişkilerinde son derece önemli bir noktaya geldik. Yani kimsenin bu gelinen noktayı küçümsememesi gerekiyor. son derece önemli yani. Fakat bunun bir süre daha devam etmesi gerekir ki yerine otursun. Çok çabuk değişir biliyor musun? Burası Türkiye, bir olay, bir bir şey! Birden bire bi bakarsın hooop geri dönmüşüz!

Oturması lazım diyorsunuz yani?

Oturması lazım.. Ama otuyor, bundan sondra kimse kalkıp da ‘acaba darbe mi olacak?’ diyemez. Bak mesela gelecek yıldan ihtibaren YAŞ toplantıları birinci sayfadan verilmeyecek... Bu sene verildi çünkü gerçekten önemli şeyler oldu. Başbakan Erdoğan’ın çektirdiği fotoğraf mesela görülmeyecek gibi değildi.

YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Funda Arar - Yeliz Yeşilmen - Ayda Field - Sinem Kobal - Yasemin Ergene - Ali Taran - Aziz Yıldırım - Acun Ilıcalı - Atilla Atasoy - Emine Ün -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER