Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 20:29

Bu sahne hasta etti haberi - Realist Haber

ANASAYFAYA DÖN
20 Ocak 2011 Perşembe Saat 13:07
Bu sahne hasta etti
“72. Koğuş” filminin karlar üstünde çekilen işkence sahnesi, oyuncuların hastalanmasına neden oldu.

Türk edebiyatının usta kalemi Orhan Kemal’in başyapıtları arasında yer alan “72. Koğuş”, ikinci kez beyazperdede... Ayfer Tunç’un sinemaya uyarladığı filmin çekimleri, geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Yapımcılığını Kerem Alışık ve Yavuz Bingöl’ün sahibi olduğu Sasin Film’in üstlendiği, Murat Saraçoğlu’nun yönettiği film, uzun süre konuşulacak sahnelerle dolu.

‘Kirli’ mahkûmlar dezenfekte edildi     

Oyuncuları en çok zorlayan sahnelerden biri, mahkûmların buz üstünde işkence gördüğü anlar... Filmde 72’nci koğuşun sakinleri, yeni müdürün gelişiyle birlikte ilk eziyetlerine maruz kalıyor ve çırılçıplak soyularak, karların üstünde buz gibi soğuk suyla yıkatılıyorlar. Açlık ve sefalet içinde günlerinin dolmasını bekleyen mahkûmlar, yeni müdür ‘kirli’ olduklarına karar verince, insanlık dışı bir şekilde hortumla ‘dezenfekte’ ediliyor.

Erkekler dinlendi kadınlar oynadı    
Yavuz Bingöl ve Kerem Alışık’ın da rol aldığı, seyircilerin tüylerini diken diken edecek işte bu sahne, oyuncuların rahatsızlanmasına neden oldu. Rol gereği de olsa işkence gören oyuncular, çekimlerden sonra bir süre hasta yattı. Erkek oyuncular evlerinde dinlenmeye çekilirken, kadınlar koğuşunda yaşananları anlatan sahneler tamamlandı.

4 Mart’ta vizyonda     
Yavuz Bingöl, Hülya Avşar, Kerem Alışık, Songül Öden, Ahmet Mekin, Civan Canova, Devrim Saltoğlu, Nursel Köse, Ayça Damgacı, Volga Sorgu, Zeynel Karaca ve daha birçok başarılı oyuncunun rol aldığı “72. Koğuş”, 4 Mart’ta seyirciyle buluşacak.

Hem kurban hem cellat 

“72. Koğuş”, Hülya Avşar’ı da dört yıl aradan sonra sinemaya döndürdü. Ünlü sanatçı filmde, genç yaşındayken kendisine tecavüz etmeye kalkan adamı öldürdüğü için 15 yıl hapse mahkûm olan Fatma karakterini canlandırıyor. Yattığı hapishanelerde kendini korumak için olay çıkaran ve bu yüzden pek çok cezaevi değişen Fatma, en son filmin hikayesinin geçtiği Bursa Cezaevi’ne naklediliyor. Fakat onu burada tüyler ürpertici olaylar bekliyor.

Yazarı da hapis yattı
1938 yılında, ‘Maksim Gorki ve Nazım Hikmet kitapları okumak’, ‘yabancı rejimler lehinde propaganda ve isyana muharrik’ suçundan beş yıl hapis cezasına mahkûm edilen Orhan Kemal’in “72. Koğuş”u, 1940’lı yıllarda hapis yatan insanların sefalet ve acı dolu hayatlarını anlatıyor. Öykünün esas kahramanı, saf ve temiz yürekli Rizeli Ahmet Kaptan. Annesinin memleketten gönderdiği paralarla cezaevindeki garibanlara yardım eden Kaptan, diğer koğuşlarda yatan mahkûmlarla kumar oynuyor ve birden şansı dönüyor. Ama parasını, ranzasını ve giysilerini cezaevinin kötü ruhlu meydancısı Bobi’yi kaptırınca dünyası yıkılıyor.


YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Yeliz Yeşilmen - Yasemin Ergene - Acun Ilıcalı - Aziz Yıldırım - İbrahim Tatlıses - Kaya Artemis - Sevgi Sakarya - Sinem Kobal - Atilla Atasoy - Funda Arar -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER