Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 20:57

SOĞUK LİFTİNG / DOÇ.DR. İBRAHİM AŞKAR - Realist Haber
ANASAYFAYA DÖN
17 Aralık 2011 Cumartesi Saat 11:59
SOĞUK LİFTİNG
DOÇ.DR. İBRAHİM AŞKAR / info@femmeplast.com

 

Günümüzün en sık görülen hastalığı olarak karşımıza çıkan şişmanlık yada obezitenin tedavisinde fazla yağ dokusunun yıkımı için birçok yöntem denenmiş olsa da, bilinçli yada bilinçsiz yapılan diyetler en sık rastlanılanıdır. Kilo vermek için çoğu zaman uygulanan diyetlerle sadece yağ hücrelerinin hücresel hacmi etkilenir. Yağ dokusunun üretimi yağ hücresi sayısına bağlı olduğundan, yağ dokusu miktarı düşükse, aynı kiloyu korumak oldukça zor olur. Bu da diyetle yağ dokusundaki azalma bir artıp bir azalma şeklinde kendini gösterir. Bölgesel yağlanma sıklıkla, armut tipli veya dengeli tipli vücutlarda daha çok görülür. Ayrıca kişi her ne kadar spor veya diyetle, kilo vermiş olsa da bölgesel olarak gıdı, kol, sırt, bel, karın, basen ve bacakların özellikle iç kısımlarında yağ depolanmasının üstesinden gelemez. Bölgesel yağlanmayla beraber dolaşım bozuklukları varsa yağ hücrelerindeki yıkılan yağlar ve toksik maddelerin sağlıklı şekilde dışarı atılmasını engeller. Böylece yağ hücrelerinin içinde yağlar daha da yoğunlaşarak artar. Bu kısır döngü yağ hücrelerinin dağılarak hücreler arası alanda artması ve bağ dokusundaki elastik liflerin azalıp, sert yapıdaki kollajenin artmasına yol açar. Beraberinde ödem de görülmeye başlar. Bu tablo diyetten fayda görmeyi daha da zorlaştırır. Sıklıkla bu tablo selüliti beraberinde getirir. Tiroid bezinin az çalışması sonucu bağ dokusu elementlerinin konsantrasyonunda değişiklikler olur ki, bu hormonal olarak da diyetten başarı elde etmeyi etkisiz kılar.

Normalde vücut ağırlığının %20’sini yağ dokusu oluştursa da, unutmamak gerekir ki, yağ dokusunun miktarı lokalizasyon, cinsiyet, beslenme, spor aktiviteleri, stres ve genetik faktörler gibi birçok faktöre bağlıdır. Yağ metabolizması üzerinde temel olarak etki eden iki hormon adrenalin ve insülindir. Spor aktiviteleri sırasında kanda adrenalin artar. Lipolizde en etkili hormon olan adrenalin yağ dokusunun yıkılmasını sağlar. Bu nedenle spor yapılması yağ yıkımı ve kilo vermede önemlidir. Adrenalin seviyesi yüksekken, yağ yıkımı olur, ancak düşük seviyede ise adrenalin yağ yapımını körükler. İnsülin ile beraber düşük seviyeli adrenalin karın ve basenlerde yağ birikimini daha da aşikar hale getirir. Bu yağlanmanın diyetle ortadan kalkması mümkün değildir. Bölgesel olarak yağ hücrelerinin yapısından dolayı adrenalin karında yağ yıkımını daha kolaylaştırırken, bacaklarda yağ depolanmasını arttırmaktadır. Bu nedenle son yapılan çalışmalar bu dengenin kırılarak, yağ yıkımının sağlanması ve kilo verdilirmesi üzerine yoğunlaşmaktadır. Sigara, dolaşım bozuklukları ve karaciğer fonksiyon bozuklukları vücuttan toksik maddelerin atılmasını engellerken, yağ hücreleri içinde yağ birikimini hızlandırmakta, hücreler arası boşlukta sıvı birikimini arttırmaktadır. Bu kısır döngü şeklinde birbirini etkileyerek daha da kötü hale getirmektedir.

Fibröz bağ dokusu içinde yağ hücrelerinin hacmi arttıkça yağlarla beraber diğer besleyici maddelerin birikimi nodül oluşumuna yol açar. Bu nodüller ven ve lenfatiklere baskı yaparak yüzeye yerleşirken, yağ hücreleri birbirini iterek, deride şişlikler ve çöküklüklere yol açar. Kan dolaşımı yavaşlarken, metabolik hız da yavaşlar. Böylece deride de nodüler görünüm ortaya çıkar. Böylece selülit de oluşur. Subkütan dokuda yağ oranının artmaya başlaması dermisin incelip, daha kırılgan olmasına neden olarak, fibrotik yapıyı güçlendirir. Bu selülit görüntüsünü arttırırken, ödemle beraber ağrının hissedilmesine neden olur.

Bölgesel yağlanmayla beraber sıklıkla görülen çatlaklar, ergenlik, hamilelik, menapoz, aşırı gerim hareketleri, hızlı yağlanma ve kilo alımına bağlı olarak ortaya çıkar. Çatlaklar aslında birbirine paralel kütanöz atrofilerdir. Dermiste derinin elastisitesini sağlayan kollajen ve elastinden zengin yapıların yırtıklarıdır. Daha çok kadınlarda görülse de, spor yapan erkeklerde de görülür.  Çatlaklar sıklıkla popo, meme, karın ve bel bölgesinde görülür. Önceleri kırmızı renkte iken, sonraları mor renge dönüşür. Kilo alma ve hamilelik çatlakları birbirine benzer olup, daha çok karın, göğüs, kalça, popo ve uylukta görülür ki, bölgesel yağlanmanın en sık görüldüğü yerlerle paralellik gösterir.

Bölgesel yağlanmada bilinen en eski yöntem diyettir ki, etkisizliği üzerinde yukarıda bahsetmiştik. Bölgesel yağlanmadaki diğer problem olan bağ dokusundaki gevşekliğin de düzeltilmesi çoğu zaman hedeflenen bir amaç ve hastaların da olmazsa olmazları arasında yer alan bir istektir. Liposuction cerrahi olarak uygulanan bir yöntem olarak karşımıza çıkar. Herkese liposuction uygulaması mümkün olmadığı gibi herkes de liposuction yaptırmayı istemeyebilir. Ayrıca liposuction gevşeklik ve selülit üzerinde etkili değildir. Hal böyle olunca neştersiz uygulamalar her geçen gün popülerlik kazanmaktadır. Neştersiz uygulamalardan en sık yapılanı AWT, ultrasonik kavitasyon, lazer lipoliz ve radyofrekanstır. Radyofrekans derialtı dokusunda ısı artışı sağlayarak kollajen üretimini arttırır. Radyofrekans ile elektromanyetik dalgalar derin dermal ve subdermal tabakada sıcaklık artışına yol açarak, derin dokuda ısı artışı lokal dolaşımı, yağ dokusu yıkımını, sıvı ve toksik maddelerin drenajını arttırır. Daha yüksek enerji uygulamalarının yanık riskine yol açması nedeniyle, çok  etkili bir şekilde kullanılamamaktaydı. Ancak soğuk liftingde deriye sıfırın altında soğuk uygulama  yapılarak, radyofrekans  ile daha yüksek enerji de verilebiliyor.

Soğuk lifting (soğuk radyofrekans) ile soğuk uygulama için sıfırın altında bir soğukluk elde edilir. Soğuk lifting böylece sıcak-soğuk etkisi oluşturur. Soğuk liftingde derin dokuda ısı artışı deride de soğuk uygulama deride şok etkisi yapar ki, bu termik şok deride gerginlik oluşturur ve damarlarda genişlemeye yol açarak, deride oksijen artışı ile derinin detoksunu sağlar. Ayrıca termik şok etkisi doku kontraksiyonu, kollajen ve elastin üretiminde artış sağlayarak, kansız ani lifting etkisi yaratır. Soğuk lifting sıfırın altında yapıldığı için daha fazla enerji verir ve daha etkili, hızlı ve güvenli sonuçlar verir. Radyofrekansın en son geldiği aşama olan multipolar radyofrekans, derin ve yüzeyel dokulara daha yüksek arklarla ısıtıp, daha etkili enerji transferi sağlarken, daha derin dokulara da enerji verebilir. Yağ dokusu diğer dokulara oranla dört kat daha güçlü olduğundan, monopolar radyofrekans ile seçici bir şekilde yağ dokusunun yıkılması sağlanıp, yağ hücreleri arası su miktarı azaltılarak dokularda sıkılaşma sağlanır. Daha kontrollü bir uygulama için iki uç arası sınırlı bir alanda işlem gören bipolar radyofrekans göz ve yüzde daha etkili ve sorunsuz sonuçlar verir. Tripolar radyofrekans ise bipolar radyofrekansa göre daha fazla enerji transferi sağlayarak, daha ağır problemi olan yüzlerde başarılı sonuçlar verir. Oluşan problemin derinliğine göre frekans aralıkları ayarlanarak yapılabildiğinden sadece istenilen seviyede işlemin etkili olması sağlarken, karma tip frekans uygulaması dokulara eşit oranda enerji transferini de imkan tanıyor. Hasta uygulama sonrası normal günlük yaşantısına devam eder.

Soğuk lifting ile yıllarla ortaya çıkan yüz ve vücut gevşekliği, selülit, cilt gençleştirme, bölgesel yağlanmanın rahatlıkla üstesinden gelinebilir. Soğuk lifting kollajen ve elastin üretim artışı sağlarken, aynı zamanda yağ yıkımını da arttırır ve böylece dermis yapısını güçlendirip, subkütan yağ dokusunu eritir, ayrıca subkütan yağ dokusunun dolaşımını arttırarak yıkılan yağın ve toksik maddelerin  atılımını kolaylaştırır. Bu etki mekanizmasının sonucu soğuk lifting selüliti azaltır; vücut hacmini azaltıp, şekillendirir; cildi gençleştirir; gevşekliği azaltırken, doku tonusunu arttırır. Soğuk liftingin etkileri uzun ömürlüdür. Ağrısız, güvenli, kansız ve hemen görülen sonuçlar veren soğuk lifting yılın her zamanında ve her türlü deri tipine uygulanabilir. Soğuk liftingin uygulamasının yapılamayacağı durumlar ise kalp pili, deri kanseri, hamilelik, emzirme, metal veya silikon implantlar, kortizon tedavisi, dermatit, epilepsidir. Bu nedenle mutlaka UZMAN DOKTOR KONTROLÜNDE yapılmalıdır. Soğuk lifting sırasında ve sonrasında 2 litre su alımı tavsiye edilir. Soğuk liftingin seansları 5-8 arasında değişirken, seanslar arası 21 gündür.

YORUMLAR - YORUM YAZ - YAZIYI YAZDIR      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Emine Ün - Sevgi Sakarya - Aziz Yıldırım - Funda Arar - Kaya Artemis - Ali Taran - Acun Ilıcalı - İbrahim Tatlıses - Yasemin Ergene - Atilla Atasoy -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER