Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 21:50

Öteki sol / Etyen MAHÇUPYAN - Realist Haber
ANASAYFAYA DÖN
21 Ocak 2012 Cumartesi Saat 12:06
Öteki sol
Etyen MAHÇUPYAN / emahcupyan@gmail.com

Modern dünya siyaset yelpazesinin ‘sağ’ ve ‘sol’ diye bölündüğü efsanesinden uzun süre beslendi. Sanki bu iki tutum arasında bir simetri varmış gibi davranıldı. Oysa modernliğin kendisi bir yenilik, bir değişim, dolayısıyla ‘sol’du... Bu arka plan modern dünyanın somut siyasi tablosunda sola çok belirgin bir prestij kazandırdı. Sağcılar dâhil herkesin değişimin kaçınılmazlığına inandığı bir zihnî atmosferde, bizatihi değişimi kendisine bayrak yapan solun entelektüel üstünlüğü doğaldı. Solcular değişimi ‘objektif’ kurallara bağlamakla yetinmeyip, bu değişimi hızlandırmaya da çalıştılar. Sağcılar ise gerçekliğin ta kendisine direnen bir tür ahmaklar veya çıkarları gereği davranan oportünistler olarak tanımlanmış oldular.

Bu asimetrik konumlanma, solcuların daha bilgili ve ‘bilinçli’ olduklarına ilişkin yaygın bir algılama üretti. Dahası bu bilinç mağdurlardan yana bir bakışı ima ettiği ölçüde, solcuların daha ‘ahlaklı’ oldukları da kolayca kabullenildi. Sonuçta solculuk, kazanacağı kesin olan bir ideolojik pozisyonun kendinden emin mensuplarını yarattı... Bu kibirli bir ruh haline tekabül ediyordu, ama solcuları rahatsız etmedi çünkü tarihsel yasaların ve ‘objektif koşulların’ tahlilinin kendi haklılıklarını kanıtladığına inanıyorlardı.

Aşırı özgüvenin yarattığı en doğal beklenti, solcuların hayal ettikleri dünyanın adım adım kurulması olacaktı ve nitekim hemen her solcu siyasi hayata bu beklentinin somutlaşacağı hayaliyle atıldı. Ne var ki solu besleyen arka planın gerçeklikle çok temelde bir sorunu vardı, çünkü gerçekliği çok basite indirgemekte, onu retrospektif olarak, yani geriye doğru kurgulamaktaydı. Oysa hayat her ânında çoklu seçenekler çıkartmakta ve seçilen yollar farklı ve öngörülmeyen değişimlere yol açmaktaydı. Diğer bir deyişle yanlış olan değişimin engellenemezliği değil, değişimin yönünün önceden saptanabilirliğiydi...

Bu temel yanılgı solu bir dizi yenilgilere ve hayalkırıklıklarına sürükledi. Solculuk gerçek hayatta hazmedilmesi zor bir kimliğe dönüştü. Hem her şeyi herkesten daha iyi bilen ve bu nedenle bilgisizlerin öğretmeni olduğunu zanneden, ama buna karşılık her somut dönemeçte bizzat tarihe yenik düşen birinin ruh halini tasavvur edebiliriz. Böylece ortaya yaşadığı yenilgileri yengi gibi gösterme ihtiyacında olan, dolayısıyla gerçekliği çarpıtan ve bu nedenle her yenilgide içten içe bir kişilik kayması yaşayan, ama bunu itiraf etmeyi de yenilginin tescili olarak gördüğü için daha da kibirlenen bir tipoloji çıktı. 

YORUMLAR - YORUM YAZ - YAZIYI YAZDIR      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Sinem Kobal - Aziz Yıldırım - Sudi Özkan Belarus - İbrahim Tatlıses - Atilla Atasoy - Yeliz Yeşilmen - Ayda Field - Ali Taran - Kaya Artemis - Funda Arar -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER