Künye / İletişim / Sitene Ekle
19 Mayıs 2012 21:55

SİVİL SİYASET VE DEMOKRASİ / FIRAT AYDINAY - Realist Haber
ANASAYFAYA DÖN
21 Aralık 2011 Çarşamba Saat 12:17
SİVİL SİYASET VE DEMOKRASİ
FIRAT AYDINAY / firataydinay@gmail.com

Seçimlere az bir zaman kaldı. YSK’nın ilk şok kararı ile başlayan gerginlik, çatışmalara zemin hazırladı, dozu da giderek artıyor. Kanla başlayan seçim süreci, daha fazla kan akıtılarak devam ettiriliyor.  Sonuca bakıyoruz; Sivil anlayışın dağdan indirme ile ilgili istem ve iradesi yine sınıfta kaldı

  Eski anlayış duruma hâkim. ‘Canlısı lazım değil, ölüsünü indir’ mantığı devrede. Son 3 ayda 50’nin üzerinde PKK’linin cenazesi ailelere teslim edilmesi gerginlik her geçen gün artıyor.   

  Ortalık kimsenin içinden çıkamayacağı bir şekle dönüşebilir. Böyle olması halinde, kan dökülürken gerçekleşmiş bir seçimin içinden çıkıp, milletvekili olmanın hiçbir esprisi yoktur. MHP’den, CHP’ye, AK Parti’ye, HAS Partiye kadar, bütün partilerin adayları yaptıkları seçim propagandalarında  Kürt sorununu siyasi malzeme olarak kullanıyor.  Kürt sorununun çözümü için çaba sarf edeceğini söylüyor. Bunlar sadece söylem düzeyinde kalıyor. Önemli olan sorunlar can alıcı noktada iken, en azından çözümler konusunda bir çaba göstermek, bununla ilgili irade gösterebileceğini topluma hissettirmektir.

 Demokrasiye ve sivil siyasete inanan siyasetçi için bundan daha iyi fırsat mı olur. Demokrasi ve sivil siyasete sahip çıkılmak isteniyorsa, seçime giderken buna gölge düşürmek isteyen, bunun için kan dökülen  anlayışa karşı çıkılabilir. Bunun için BDP’li veya PKK’li olmaya gerek yok. Hatta onlarla birlikte hareket etmeye de gerek yok. Ortada demokrasiye ve sivil siyasete zarar veren bir durum, bir anlayış var. Bu anlayış   hâkimiyetini sürdürürse, gideceğiniz o meclis koltuklarında da istediğiniz sonucu alamayabilirsiniz.

 Önerim; tüm siyasi partilerin, tüm sivil toplum örgütlerinin , tüm sivil inisiyatiflerinden ve kanaat önderlerinin  bu sorunun çözümü için  aynı masa etrafında toplanarak ortak çözüm bulmasıdır. Bu çözüm toplumun her kesimi tarafından kabul edilebilir ve içine sindirilebilir olmalıdır. 

Yoksa bugünkü mevcut ortam, çatışmalar, operasyonlar, sivil itaatsizlik, yok tanklara üzerine çıkma gibi anlayışlar, sivil siyaset dönemine zarar vermeye devam eder

 Siyasetçinin görevi; bulunduğu alanlarda, yaşadığı ülkede, ve yakın coğrafyada etrafında olan bitene duyarlılık göstermek, sahiplenmek, çözülmesi gereken sorunların gündemleşmesi için kamuoyu oluşturmaktır. Demokrasinin hayatın her alanında var olması, zarar görmemesi için yüksek düzeyde duyarlı olmak siyasetçinin vazgeçilmezi olmalıdır.  

 Demokrasiye, insan haklarının korunmasına inanmak duyarlı her bireyin görevleri arasında olmakla birlikte, bu noktada siyasetçinin duyarlılık, müdahalecilik anlamındaki görevi, bireylerin bu sınırlarının çok üstünde olmalıdır. Halk, onlara bu değerleri, kendi adlarına korunması için görev veriyor. Bu ülkede sivil siyasetin önünün kesildiği her dönemde , toplumun her kesiminin olduğu gibi, siyasetçiler de zarar görmüştür. Tarih bunun örnekleri ile doludur.

 Uzun lafın kısası, herkes şapkasını önüne koyup, duyarlı şekilde bir kez daha düşünsün

YORUMLAR - YORUM YAZ - YAZIYI YAZDIR      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Sudi Özkan Belarus - Ayda Field - Aziz Yıldırım - Atilla Atasoy - Yasemin Ergene - İzzet Özilhan - Emine Ün - Funda Arar - Yeliz Yeşilmen - Acun Ilıcalı -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER