Künye / İletişim / Sitene Ekle
22 Mayıs 2012 05:19

Karıncalar Düşmanlarını Unutmuyorlar haberi - Realist Haber

ANASAYFAYA DÖN
21 Şubat 2012 Salı Saat 12:59
Karıncalar Düşmanlarını Unutmuyorlar
Bilim adamları karıncaların düşmanlarını unutmadığını, hatta bu bilgiyi koloninin diğer üyelerine aktararak "ortak belleklerine" kazıdığını söylüyor.

Buna göre eğer bir karınca, başka koloniden bir karıncayla kavga ederse, onun kokusunu saklıyor ve arkadaşlarına iletiyor. Böylece onlar da "düşman koloninin" tüm üyelerini tanıyabiliyorlar. Naturwissenschaften dergisinde yayınlanan makaleye göre kimyasallar, pekçok karınca türünün ortak hareket etmesinde kilit rol oynuyor. Bir koloninin her üyesi, vücudunda aynı "kimyasal imzayı" taşıyor.
Dolayısıyla da karıncalar hem kendi kolonilerinin, hem de başka kolonilerin üyelerini tanıyabiliyorlar. Avustralya'daki Melbourne Üniversitesi'nde yapılan bu çalışma, "Karıncaların koku hafızası var mı?" sorusundan yola çıkmış. Araştırmacılar ağaçlarda yaşayan tropik dokumacı karınca (Oecophylla smaragdina) türünü incelemiş. Bu türün her bir kolonisinde 500 bin karınca bulunabiliyor. Avustralyalı bilim adamları, karıncaların "düşman koloninin" üyelerini ilk çatışmadan en az altı gün sonrasına kadar tanıdığını ve hemen saldırıya geçtiğini söylüyor.

Holigan davranış

Araştırma ekibinin başkanı Profesör Mark Elgar, BBC'ye verdiği bilgide bütün koloninin tek bir karıncanın deneyimine dayanarak harekete geçebildiğini belirtti.

Profesör Elgar "Bunu insanlara uygularsak, diyelim ki sizin belli bir futbol takımının atkısını taşıyan biriyle tatsız bir karşılaşmanız oldu." diye anlatıyor bulgularını.

"Arkadaşlarınıza, o renklerde atkı takan insanlara dikkat etmelerini söylediniz."

"Arkadaşlarınız da o sırada yanınızda olmayan bir başka arkadaşa aktardı bunu. İşte o arkadaş bu bilgiyi ortak bellekten almış oluyor."

"Arkadaş yerine karıncaları, atkı yerine de kokuyu koyarsanız, bizim deneyin sonucunu anlarsınız."

YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Ayda Field - Sinem Kobal - Aziz Yıldırım - Ali Taran - Atilla Atasoy - Yeliz Yeşilmen - Sudi Özkan Belarus - Mehmet Ali Erbil - Funda Arar - İbrahim Tatlıses -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER