Künye / İletişim / Sitene Ekle
22 Mayıs 2012 06:26

Unutmak Ya da Tekrar Yaşamak!.. / Mustafa Tekin TAŞKUN - Realist Haber
ANASAYFAYA DÖN
29 Ağustos 2011 Pazartesi Saat 15:12
Unutmak Ya da Tekrar Yaşamak!..
Mustafa Tekin TAŞKUN / mtekintaskun@hotmail.com

27 Nisan 2009 Bostancı'daki terör operasyonunda şehit olan Emniyet Amiri Semih Balaban için köşe yazarlığı yaptığım bir web sitesinde Unutmak Ya da Tekrar Yaşamak! başlıklı bir yazı yazmıştım. Semih Balaban'ı hayırlayanımız var mı?

Eminim çoğumuz ismini unuttuk ama Bostancı'da yaşanan o kanlı çatışma sahneleri film gibi hala hafızalarımızda.

Peki Başbakanlık konvoyuna saldırıda şehit olan Polis Memuru Recep Şahin'i ne zaman unutacağız?

Şu an olay taze!..

Sorsak çoğumuz ismi olmasa da bir polis memurunun şehit olduğunu hatırlarız.

Bizlerin huzuru için şehit olan insanları unutmamak ve hep taze kalsın diye şehit olan Emniyet Amiri Semih Balaban için yazdığım yazıya bize ihanet eden hafızalarımıza çakmak için bu kez şehit olan Polis Memuru Recep Şahin'i de ekliyorum.


                                   *                                            *                                           *

 

Türk Dil kurumumu "unutmak" fiilini tanımlarken; "Aklında kalmamak, hatırlamamak, bir şeyi yapamaz duruma gelmek!.." olarak açıklamaktadır.

Unutmak!..
 
Peki Hayatımızda neleri unuttuk!..

30 Ekim 1918 Mondros Müterakesi'ni hatırlıyor muyuz?
 
Ya 15 Mart 1919 İstanbul'un işgalini? 

Peki İstanbul'da toplanan son Meclis-i Mebusanda 28 Ocak 1920 Misak-ı Milli'nin kabulünühatırlayanımız var mı?
 
10 Ağustos 1920'de Sevr Antlaşması'nı imzaladığında; 
 
Sınırlar konulu Madde 27-36'de: "Edirne ve Kırklareli dahil olmak üzere Trakya'nın büyük bölümünün Yunanistan'a, Ceyhan, Antep, Urfa, Mardin, Cizre kent merkezlerinin ise Suriye'ye bırakılacak olmasını hayırlıyor muyuz?
 
Boğazlar konulu Madde 37-61'de: "İstanbul ve Çanakkale Boğazları ile Marmara Denizinin silahtan arındırılarak, savaş ve barış zamanında bütün devletlerin gemilerine açık olacak olması ve Boğazlarda deniz trafiğini on ülkeden oluşan uluslararası bir komisyon tarafından yönetilecek olmasını unuttuk mu?
 
Kürt Bölgesi olarak tarif edilen Madde 62-64'de: "İngiliz, Fransız ve İtalyan temsilcilerinden oluşan bir komisyonun  Fırat'ın doğusundaki Kürt vilayetlerinde bir yerel yönetim düzeni kuracak olması yanı sıra bir yıl sonra Kürtler dilerse Milletler Cemiyeti'ne bağımsızlık için başvurabilecek" olmasını" kaçımız hatırlıyoruz!..
 
Bırakın çok uzaklara gitmeyi; seçimle harita çizenler kimler?
 
Bizi bizden ayırıp parçalara bölmek isteyenelerin amacı ne olabilir?
 
Bu nifak tohumlarının kimlere faydası var?
 
Kürt kardeşlerimiz ile aynı bedende yaşayan tek ruh olmamızın önüne geçmek isteyeneler ne amaçlıyorlar?

Unutmak!..
 
"Aklında kalmamak, hatırlamamak, bir şeyi yapamaz duruma gelmek!.."
 
Ne çabuk unuttuk 27 Nisan 2009 Bostancı'da yaşanan terör olayını!..
 
Bir ay bile geçmeden hafızamız ne çabuk ihanet etti bize?
 
Herkesin unuttuğu bir anda seni yaşamak çok farklı bir duygu Semih Balaban!..
 
Çünkü seni utursak her şeyi yeni baştan yaşayabiliriz!..
 
Seni unutursak tüm geçmişi hatırlamak kolay olabilir mi?
 
Seni unutmayacağız Emniyet Amiri Semih Balaban!..

Seni unutursak şehit olan Polis Memuru Recep Şahin'i de unuturuz!..
 
Ya geride kalan emanetleriniz ne halde şimdi?
 
Başta Devlet ve biz, eşleriniz ile çocuklarınızı unutmamalıyız!..
 
Siz rahat uyuyun mekanlarınızda,

Diğer tüm isimsiz kahraman şehitlerimiz gibi!..
 
Haklarınızı helal edin!..

YORUMLAR - YORUM YAZ - YAZIYI YAZDIR      

Bu yazıya henüz yorum yapılmadı. Bu yazı için ilk sözü siz söyleyin!

YAZARA AİT DİĞER YAZILAR
SONDAKİKA HABERLER!

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Sudi Özkan Belarus - Mehmet Ali Erbil - Yasemin Ergene - Atilla Atasoy - Sevgi Sakarya - İzzet Özilhan - İbrahim Tatlıses - Kaya Artemis - Acun Ilıcalı - Sinem Kobal -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER