Künye / İletişim / Sitene Ekle
22 Mayıs 2012 07:39

Şırnak'ta 18 yıl sonra gelen sevinç haberi - Realist Haber

ANASAYFAYA DÖN
21 Ocak 2012 Cumartesi Saat 09:41
Şırnak'ta 18 yıl sonra gelen sevinç
Yağızoymak’ta faili meçhul kazılarından, işkence ile öldürülen köylüleri kıyafetlerinden tanıyan faili meçhul yakınları, çıkan kemikler için sevinç gözyaşları döktü: Artık dua edeceğimiz bir mezarları olacak.
Şırnak'ta 18 yıl sonra gelen sevinç Fotoğraflar İçin Tıklayın

Şırnak’ta Yağızoymak Jandarma Taburu  yakınlarında başlatılan ‘faili meçhul’ kazısında, 3 köylünün cesedine ulaşıldı. Aileler 18 yıl sonra cesetleri kıyafetlerinden tanıyarak teşhis etti. Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada,  Özbaşağaoğlu köyünden 1994 yılında gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan 5 kişi için köy yakınlarında bulunan Jandarma Taburu yakınında yapılan kazılarda 3 kişinin kemikleri, üzerlerindeki giysilerle birlikte bulundu.

İki kayıp aranmaya devam ediliyor

Şırnak Baro Başkanı Avukat Nuşirevan Elçi, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan iki savcı, avukatlar ve kayıp yakınlarının da hazır bulunduğu kazı çalışmalarında bulunan aileler, ölenleri üzerlerindeki giysilerden tanıyarak, öldürülenlerin Sait Şen, Beşir Başkök ve Abdullah Güler olduğunu söyledi. Avukat Elçi, kazı çalışmalarına öldürülen diğer iki köylünün bulunması için devam edileceğini belirterek, kazı izni için Diyarbakır Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’nın bölgenin dağlık alan olması nedeniyle izin vermesi beklendiğini söyledi. Elçi, şunları söyledi: “Yapılan kazıda bulunan kemiklerin kime ait olduğunu elbiselerden tespit edildi. Çünkü elbiseler çürümemişti. Tabii görür görmez de aileler feryat figan etmişler. Çok acı bir durum. İnsan dün ne giydiğini hatırlamayabilir ama o faciayı yaşadığı gün yakınının üzerindeki giysiyi bir ömür unutmaz. Tabii bir de yoksul insanlar üç beş parça giysileri var. Bu nedenle de elbiseden tanımak kolay olmuş. Aslında beni çok üzen durum, bu insanların kemikleri bulunca sevinçten gözyaşı dökmeleri oldu. Çünkü ‘Bir mezarımız olacak bundan sonra’ diye düşünüyorlar. Bu olayın asıl acı yönünü oluşturuyor.”

Biri şalından, biri saatinden tanıdı

Sait Şen’in yeğeni Hayrettin Şen, kazı sırasında çıkan cesetlerin elbiseleriyle gömüldüğünü ifade ederek, şunları söyledi: “Rahmetlinin bir makinesi vardı. Yeleğini kendi eliyle yapmıştı. O yelekten tanıdık. Çift kaylıydı. Astarı yoktu. Çürüme olmamıştı. Sol ayağında üç dört kurşun deliği vardı. Savcıya gösterdik. Kemiklerde delikler vardı. Cesedi parçalanmamıştı. Bacak arasında da bir kurşun deliği vardı. Ayak topuğu yoktu. Kimlikleri üzerinde yoktu.” Abdullah Güler’in oğlu Mehmet Salih Güler, babasını elbisesinden tanıdığını ifade ederek, “Hayvanları otlamaya görürken, babamım sırtında o şal vardı. Bu vahşeti yapanların mutlaka adalet önünde hesap vermesini istiyorum. Önce işkence yapmışlar sonrada öldürmüşler. Bu da yetmezmiş gibi elbiseleriyle taşların altına gömmüşler” dedi.Beşir Başkak’ın kardeşi Samet Başkak ise, “Ceset parçalanmıştı. Bir kolu yoktu. Yüzü yoktu. Saatinden tanıdım. Takım elbisesi vardı. Onun damatlığıyla ondan tanıdım. Elbiseleri yanıktı. Savcı kayda geçirdi. Her birisi ayrı ayrı gömülmüştü. Taşlar üzerine atılmıştı. Taşları kaldırdık. Cesetler sağlam çıktı. Bunun hesabını mutlaka savcılar sormalı” diye konuştu.

Asker, polis, savcı birlikte ağladık

Özbaşağaoğlu Köyü’nden Ahmet Çetin ise, şunları söyledi: “Kazı alanına asker, polis, savcı, doktor ve köylü 53 kişi gittik. Bir aile  mezarları açtık. Orada bir aile gibi ağladık. Kemikleri bulmak için bize imkan verenlerden Allah razı olsun. Cenazelerin hepsini giysilerinden tanıdık. Tanıyan kişi de Sait Şen’in eşi Sadık Şen’di. Olay yeri kazılmadan önce bize kimin üzerinde hangi elbisenin olduğunu anlattı. Kazınca aynen dediği gibi çıktı. Kiminin üzerinde şalvar vardı, kiminin üzerinde poşu vardı. Tıpkı dediği gibi çıktı. Kocasının şalvarını görünce baygınlık geçirdi. Tabii feryat figan etti. O an ben de kardeşimin mezarının yerini bulmayı düşündüm. Ben de mezarın yerini bulursam ‘Bir mezarım oldu’ diye ağlarım. Kardeşim Ömer 33 yaşında iken 1993’te yine bu mezarını bulduğumuz isimler ile götürüldü. Şimdi tek isteğim de onun yerini bulmaktır.” ŞEYHMUS ÇAKAN

18 yıl önce Özbaşağaoğlu’nda neler yaşanmıştı

Şırnak’ın Güçlükonak ilçesi Özbaşağaoğlu köyünden 1994 yılında 5 kişi, PKK’ya yardım ve yataklık ettikleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Yağızoymak Jandarma Taburu’na götürülen köylülerden doha sonra haber alınamadı. Jandarma, “Biz almadık, bizde yok” derken, başvurulan savcılık kayıplara ilişkin bir iz bulamadı. 5 kişinin gözaltına alındığı sırada köyde bulunan ancak ismini vermek istemeyen bir köylü, “Yaklaşık 200 kadar asker ve korucu köyün etrafını sardı. Ellerinde liste vardı. Sonra bunları tek tek evlerinden aldılar. Alıp götürdüler, bizler de arkalarından baktık. Sonra bir daha bunlardan haber alamadık. Ne zaman karakola gittikse kötü muamele görüp geri döndük. Bizde değiller sözü üzerine ne yapacağını şaşırdık. Gözlerimizin önünde alıp götürülen insanlar bir daha bulunamadı” dedi.

YORUMLAR - YORUM YAZ - HABERİ YAZDIR      
Bu habere henüz yorum yapılmadı. Bu haberde ilk sözü siz söyleyin!

DİĞER HABERLER

YORUMCU: emre ksk
YORUMCU: ADSIZ
YORUMCU: süleyman
YORUMCU: metin
YORUMCU: Evrim TEKELİ
Zamanımızdaki evliliklere baktığımızda gerçekten de boşanma oldukça fazla ve ben kendi anne babama ve çevremdeki tanıdıklarımın evliliğine baktığımda görücü usulü dediğimiz evliliklerde bir sorun yok.Daha doğrusu sorun yok demeyeyim sorunsuz evlilik olmaz ancak boşanmalar yok.Şu ana birbirine çok aşık olan birkaç sene birlikte olan daha sonra evlenen çiftlerde ise mutsuzluk fazla ve sonrasında boşanma. Acaba mantık evliliği dediğimiz evlilikler mi olmalı? ya da istek ve evlilikten istenen talepler gittikçe mi artıyor?Örneğin oğlu için kız bulmak isteyen annelere baktığımda belirli kriterleri var. Oğlundan 3 yada 4 yaş küçük olacak, kumral olacak, minyon tipli ve çok güzel olacak ,öğretmen olacak, atanmış öğretmen olacak, daha önce bir nişanlılık dönemi yaşamayacak yada erkek arkadaşı olmamış olacak ve oğlu matematik öğretmeni olduğu için aradığı gelin adayı da kimya, matematik yada ingilizce öğretmeni olacakmış. Bu anlattığım bir tanıdığım. Büyük uğraşlar sonucunda istenilen gelin adayı bulundu ve güzel bir düğünün ardından iki ay geçti ve şiddetli geçimsizlikten boşandılar. Neden istekler bu kadar fazla? bilemiyorum ve bende merak ediyorum.Eskiden evlenenlerin bir evi olmadığı gibi doğru düzgün bir eşyaları da olmazmış ama çalışıp çabalayarak herşeyi olanlar var.Şu an ise evi, arabası ve evdeki herşeyi dört dörtlük olan çiftler mutlu değil.Belkide ulaşmak istekleri, sahip olmak istedikleri birşey kalmayanlar birbirleriyle uğraşıyor.
(C) 2008-2011 Realist Haber Hakkımızda (Künye) - İnsan Kaynakları - İletişim # Ana Sayfam Yap # Sık Kullanılanlara Ekle
Ana Sayfa - GÜNCEL - SİYASET - EKONOMİ - YAŞAM - SPOR - EĞİTİM - DÜNYA - SAĞLIK - BİLİM - KÜLTÜR
Kaya Artemis - Sevgi Sakarya - Aziz Yıldırım - Sudi Özkan Belarus - Funda Arar - İzzet Özilhan - Acun Ilıcalı - İbrahim Tatlıses - Ayda Field - Sinem Kobal -
FOTO GALERİ / VİDEO GALERİ / TÜM MANŞETLER / GAZETELER / RÖPORTAJLAR / BİYOGRAFİLER